Belediye Bünyesinde Kurulan İşletmede İstihdam Edilen Personel İçin Yapılan Ödemelerin Gider Konusu Yapılıp Yapılmayacağı
Belediye Bünyesinde Kurulan İşletmede İstihdam Edilen
Personel İçin Yapılan Ödemelerin Gider Konusu Yapılıp
Yapılmayacağı
Kanun Numarası
5520
Kanun
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU
Özelge No
62030549-125[6-2024]-1742807
Özelge Tarihi
31.12.2025
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İstanbul Defterdarlığı
Gelir Kanunları Gelir Ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü
Sayı :E-62030549-125[6-2024]-
Belediye Bünyesinde Kurulan İşletmede İstihdam Edilen Personel Konu: İçin Yapılan Ödemelerin Gider Konusu Yapılıp Yapılmayacağı
31.12.2025
ilgi:
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, tüzel kişiliği bulunmayan ve
Belediyeniz uhdesinde ticari faaliyet konusu işlemlerini yerine getirmek amacıyla
bütçe içinde kurulan ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan işletmenin,
belediyenin kendi şirketinden doğrudan hizmet alımı şeklinde istihdam ettiği aşçı,
garson veya temizlik görevlileri için yapılan ödemelerin, gider olarak indirim konusu
yapılıp yapılmayacağı hususunda görüş talep edildiği anlaşılmaktadır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, sermaye şirketleri,
kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ile
iş ortaklıklarının kazançlarının kurumlar vergisine tabi olduğu hükme bağlanmış, 2
nci maddesinde, iktisadi kamu kuruluşları, kurumlar vergisi mükellefleri arasında
sayılmış, anılan maddenin üçüncü fıkrasında ise Devlete, il özel idarelerine,
belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri
devamlı bulunan ve sermaye şirketleri ile kooperatifler dışında kalan ticari, sınai ve
zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu hükme bağlanmıştır.
Mezkûr Kanunun "Safi kurum kazancı" başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında,
kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum
kazancı üzerinden hesaplanacağı; ikinci fıkrasında ise safi kurum kazancının
tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin
uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde, bilanço esasına göre ticari
kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki
değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce
işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen
değerlerin ise farka ilave olunacağı; ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi
sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41
inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hüküm altına alınmıştır.
193 sayılı Kanunun 40 incı maddesinde, safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek
giderler sayılmış olup, maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ticari
kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi
kazancın tespitinde indirim konusu yapılabileceği belirtilmiştir.
Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilebilmesi için yapılan genel giderlerin
matrahtan indirilebilmesi için giderle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında
açık, güçlü bir illiyet bağının mevcut olması, giderin işin önemi ölçüsünde yapılmış
olması, giderin keyfi olmaması, yani kazancın elde edilmesi için mecburi olarak
yapılması, yapılan gider karşılığında gayri maddi bir kıymet iktisap edilmemiş
olması ve maliyete dahil edilecek giderlerden olmaması gerekir. Ayrıca, bu giderlerin
fatura ve fatura yerine geçen vesikalar gibi tevsik edici belgelere dayanması ve
yasal kayıtlarda izlenmesi gerekmektedir.
Öte yandan, 5520 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin;
- Birinci fıkrasında; kurumların, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak
tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında
bulunmaları durumunda, kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması
yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı, alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri,
kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret
ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemlerin her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya
da satımı olarak değerlendirileceği,
- İkinci fıkrasında, ilişkili kişi tanımının, kurumların kendi ortakları, kurumların veya
ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya
sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu
altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade ettiği, ilişkinin doğrudan veya
dolaylı olarak ortaklık kanalıyla oluştuğu durumların örtülü kazanç dağıtımı
kapsamında sayılması için en az %10 oranında ortaklık, oy veya kâr payı hakkının
olması şartı arandığı, ortaklık ilişkisi olmadan doğrudan veya dolaylı olarak en az %10
oranında oy veya kâr payı hakkının olduğu durumlarda da tarafların ilişkili kişi
sayıldığı, ilişkili kişiler açısından bu oranların topluca dikkate alınacağı, üçüncü
fıkrasında ise emsallere uygunluk ilkesinin tanımı yapılarak emsallere uygunluk
ilkesinin ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan
fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak
fiyat veya bedele uygun olmasını ifade ettiği,
Üçüncü fıkrasında, emsallere uygunluk ilkesinin, ilişkili kişilerle yapılan mal veya
hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir
ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade
ettiği,
hükme bağlanmıştır.
1 seri no.lu Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel
Tebliğde konuyla ilgili ayrıntılı açıklamalar yapılmıştır.
Anılan Tebliğin "3.1.2- Kurumların veya Ortaklarının İlgili Bulunduğu Gerçek Kişi veya
Kurum" başlıklı bölümünde,
"Kurumun ilgili bulunduğu gerçek kişi ifadesinden, kendi ortağı olan gerçek kişiler
dışında kalan, kurumların ortağı olduğu şahıs şirketlerinin diğer gerçek kişi ortakları
ile aibi s
Öte yandan, kurum çalışanlarının söz konusu kurum ile ilişkilerinin sadece işverenhizmet erbabı ilişkisi içinde bulunması durumunda ilgili kurum ile kurum çalışanı,
yapılan ücret ödemeleri bakımından ilişkili kişi kapsamında değerlendirilmeyecektir.
Ancak, kurum ile çalışanları arasında yukarıda belirtilen istihdam ilişkisi dışındaki
işlemler, ilişkili kişilerle yapılan işlem kapsamında değerlendirilecektir.
açıklamalarına yer verilmiştir.
Yukarıdaki hüküm ve açıklamalar uyarınca, Belediyenize bağlı ve ticari faaliyeti
dolayısıyla kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan iktisadi işletmeniz tarafından
işletilen sosyal tesislerde istihdam edilen aşçı, garson veya temizlik görevlisi gibi
personel için Belediye şirketine hizmet alım sözleşmesi kapsamında yapılan
ödemelerin, iktisadi işletmenizin kaynaklarından karşılanması halinde, kurum
kazancının tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.