Vakfa Bağlı İktisadi İşletme Adına Tescil Edilemeyen Taşıt Giderlerinin Kurum Kazancının Tespitinde İndirim Konusu Yapılıp Yapılamayacağı

Vakfa Bağlı İktisadi İşletme Adına Tescil Edilemeyen

Taşıt Giderlerinin Kurum Kazancının Tespitinde İndirim

Konusu Yapılıp Yapılamayacağı

Kanun Numarası

5520

Kanun

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU

Özelge No

62030549-120[40-2024]-168276

Özelge Tarihi

18.12.2025

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Defterdarlığı

Gelir Kanunları Gelir Ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı :E-62030549-120[40-2024]-

Vakfa Bağlı İktisadi İşletme Adına Tescil Edilemeyen Taşıt

Konu: Giderlerinin Kurum Kazancının Tespitinde indirim Konusu Yapılıp

Yapılamayacağı

18.12.2025

ilgi:

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ... Vakfına bağlı iktisadi işletmenizin, özel okul

statüsünde ilk ve ortaöğretim alanlarında eğitim öğretim faaliyetinde bulunduğu,

faaliyetinde kullanmak üzere faturası işletme adına kesilen binek otomobil ve diğer

taşıtlardan satın alındığı, bu araçlara ait gider ve amortismanların da yine iktisadi

işletme kayıtlarında izlendiği, ancak Türkiye Noterler Birliğinin tüzel kişiliği haiz

olmayanlar adına araç tescilinin yapılmaması yönünde kararı olması sebebiyle

araçların tescilinin iktisadi işletmeniz adına yapılamayıp vakıf adına yapıldığı ve ayrı

bir tüzel kişiliği bulunmayan iktisadi işletmenizin yerine getirmesi gereken

yükümlülüklerin de vakıf tarafından yerine getirildiği belirtilerek,

- İktisadi işletmenizin faaliyetlerinde kullanmak üzere satın alınan araçların işletme

aktifine kayıt edilip edilemeyeceği ve bu araçlar üzerinden iktisadi işletmeniz

tarafından amortisman ayrılıp ayrılamayacağı,

- Satın alma sırasında ödenen ÖTV vb. vergilerin gider yazılıp yazılamayacağı,

- Söz konusu araçlarla ilgili olarak yapılan ve iktisadi işletme tarafından ödenen

yakıt, tamir bakım, sigorta, otopark vb. harcamaların gider hesaplarına intikal ettirilip

ettirilemeyeceği,

-Araçlarla ilgili yapılan harcamalar nedeniyle ödenen KDV'nin indirim konusu yapılıp

yapılamayacağı

hususlarında görüşü talep edilmektedir.

Vergi Usul Kanunu Yönünden Değerlendirme:

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 313 üncü maddesinde, "İşletmede bir yıldan fazla

kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan

gayrimenkullerle 269 uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi

kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki

esaslara göre tespit edilen değerinin, bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi

amortisman mevzuunu teşkil eder.

Değeri 50.000.000 lirayı (577 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2025'ten itibaren

9.900- TL) aşmayan peştemallıklar ile işletmede kullanılan ve değeri 50.000.000-

lirayı (556 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2025'ten itibaren 9.900- TL) aşmayan

alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar amortismana tabi tutulmayarak doğrudan

doğruya gider yazılabilir. İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edenlerde bu had

topluca dikkate alınır." hükmü bulunmaktadır.

Bu hükme göre bir iktisadi kıymetin amortismana tâbi tutulabilmesi için, işletmenin

aktifinde kayıtlı olması, kullanıma hazır halde bulunması, işletmede bir yıldan fazla

kullanılması, yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunması ve

değerinin yukarıda belirtilen haddin üzerinde olması gerekmektedir.

Bu itibarla, vakıf adına tescilli olan araçlarla ilgili olarak iktisadi işletmeniz tarafından

amortisman ayrılması mümkün bulunmamaktadır.

Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden Değerlendirme:

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar

vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı

üzerinden hesaplanacağı, ikinci fıkrasında ise safi kurum kazancının tespitinde, Gelir

Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı; 8 inci

maddesinde de ticarî kazanç gibi hesaplanan kurum kazancının tespitinde,

mükelleflerin maddede sayılan giderlerinin de ayrıca hasılattan indirebileceği

hüküm altına alınmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise bilanço esasına göre ticari

kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki

değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce

işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen

değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi

sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41

inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme bağlanmış olup, bu suretle tespit

edilecek kurum kazancından, Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir

Vergisi Kanununun 40 incı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.

Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde,

ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin; (5)

numaralı bendinde, kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte

kullanılan taşıtların giderlerinin, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek

otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla

kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70'inin;

(7) numaralı bendinde ise Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan

amortismanların ticari kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu

yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, satın alınan araçların vakıf adına tescil edilmesi

nedeniyle, araçların alış bedeli ile alış bedeline ilişkin ödenen özel tüketim vergisi ve

benzeri vergilerin gider olarak indirim konusu yapılması mümkün değildir.

cak tasitların iktisadi isle bizzat isle sartiyla

bu taşıtlar için iktisadi işletmenizce yapılacak akaryakıt, tamir bakım, sigorta ve

otopark vb. giderlerinin, iktisadi işletmenizin kurum kazancının tespitinde gider

olarak indirim konusu yapılması mümkün olup binek otomobillere ilişkin yapılan

giderlerin en fazla %70'lik kısmının kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate

alınabileceği tabiidir.

Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden Değerlendirme:

3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;

- 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti

çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,

- 29/1-a maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden

hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin

olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen

fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri,

30/b maddesinde, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin

kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç

olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen

KDV'nin indirim konusu yapılamayacağı,

- 30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde

indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin indirim konusu

yapılamayacağı

hükme bağlanmıştır.

KDV Genel Uygulama Tebliğinin;

-"Vergi İndirimi" başlıklı (III/C-1.) bölümünde,

"3065 sayılı Kanunun (29/1) inci maddesine göre mükellefler, yaptıkları vergiye tabi

işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine

yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri

vesikalarda gösterilen KDV'yi veya ithal ettikleri mal ve hizmetler dolayısıyla

ödedikleri KDV'yi veyahut vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından

sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenen KDV'yi indirebilirler.

Mükellef, işi ile ilgili olarak satın aldığı veya ithal ettiği mallar veyahut yaptırdığı

hizmetler dolayısıyla hesaplanan vergi ile sorumlu sıfatıyla beyan ederek ödediği

vergiyi, teslim ettiği mallar veya yaptığı hizmetler dolayısıyla hesaplanan KDV'den

indirir ve aradaki farkı vergi dairesine yatırır. Mükellefin indirim konusu yaptığı vergi

ise daha önceki safhada vergi dairesine intikal ettirilmiştir."

-"İndirilemeyecek KDV" başlıklı (III/C-2.1.) bölümünde;

"b) Kanunun (30/b) maddesine göre, faaliyetleri; kısmen veya tamamen binek

otomobillerinin kiralanması, taksicilik işletmeciliği yapılması veya binek

otomobillerinin çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek

otomobillerinin alışlarında ödenen ve faturalarda ayrıca gösterilen KDV indirim

konusu yapılabilir. Buna göre, binek otomobillerini yukarıda belirtildiği şekillerde

işleten mükellefler bu amaçla kullanılan binek otomobilleri ile ilgili olarak indirim

hakkından yararlanabilir.

Ancak mükelleflerin işletme amacı dışında iktisap ettikleri binek otomobillerinin alış

vesikalarında gösterilen KDV'nin indirimi mümkün değildir. İndirim konusu

yapılamayan bu vergi, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları çerçevesinde işin

mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilir. Bu uygulamа

binek otomobili işletmeciliği ile uğraşan mükelleflerin işletme amacı dışında satın

aldıkları binek otomobilleri için de geçerlidir.

ç) Kanunun (30/d) maddesi uyarınca Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre

kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen (kanunen kabul edilmeyen) giderler

dolayısıyla ödenen KDV de mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan

KDV'den indirilemeyecektir."

açıklamalarına yer verilmiştir.

Buna göre, iktisadi işletmeniz adına tescil edilmeyen vakıf adına tescil edilen taşıt

araçlarının alımında ödenen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün değildir.

Öte yandan, araçların iktisadi işletmeniz tarafından bizzat işletmede kullanılması

şartıyla, bu araçlar için iktisadi işletmenizce yapılacak akaryakıt, tamir bakım,

sigorta ve otopark vb. giderlerin Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları uyarınca

kazancın tespitinde gider olarak kabul edilen kısmına isabet eden KDV tutarlarının

indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.